
Dünyayı Sarsan Alacakaranlık Fırtınası! - 2
Geçtiğimiz hafta sizlere tüm dünyadaki kadınları etkisi altına alıp, bambaşka bir dünyaya götüren bir kitap serisinden, Alacakaranlık?tan bahsetmiştim. Bu seriyi bir takım otoriteler kadınlar için yazılmış bir masal olarak adlandırmışlar. Aslında bir yere kadar haklılar; kadınların kitabı okurken içine girdikleri dünya o kadar büyülü ki, bazen oradan hiç çıkmamak istiyorsunuz.
Kitabın yazarının bir kadın olmasının ve hemcinslerinin özellikle aşktan ne beklediklerini bilmesinin, kitabın bu kadar geniş kesimlerce çok sevilmesinde önemli rolü var. Yazar, sanki hile yaparcasına milyonlarca kadını etkileyecek küçük ayrıntıları birleştirmiş, bunların hepsini hem fiziken, hem de ruhen mükemmel olan bir erkeğe yüklemiş. Buraya kadar hiçbir sorun yok. Ama bu kadar kusursuz bir erkeğin var olamayacağı gerçeğini de göz ardı etmeden, bu muhteşem erkeği vampir olarak tanımlamış. Belki de bu sebep ile aslında kitap çok gerçekçi, çünkü anlatılan kahraman ancak masallarda ve insan ötesi bir varlık olarak var olabilirdi.
Yazar toplam 4 kitap boyunca bir aşkı anlatıyor. Bir insan ile bir vampir arasında geçen aşkı. Nasıl kitabın kahramanı bildiğimiz erkeklere benzemiyorsa, vampirleri de şimdiye kadar okuduğumuz, izlediğimiz vampirlere benzemiyor. Sonsuza kadar genç kalacak, varlıklı, kültürlü, aşırı derecede güzel veya yakışıklı, insani duygulara sahip ve vejetaryen vampirler var Alacakaranlık dünyasında. Onların arasında da en yakışıklı, hüzünlü, duygulu, yetenekli ve bekar olanı kahramanımız. Mükemmel vampirimiz o kadar koruyucu, sahiplenici, duyarlı, ihtiyacın olan her zaman yanında, güçlü ve aşık ki eline kitabı alan herkes bir anda ona aşık oluyor. Kendini genç kızın yerine koyuyor ve aşkının peşine takılıyor.
Okumak isteyenler olabileceğini düşünerek, gereğinden fazla bilgi vermemek için detaylara veya konuya girmemeye özen gösteriyorum. Kısacası bu mükemmel erkekle yaşanan aşk ve onun belki de her bir ayrı davranışı kadınların aklını başından alan. Onlara iç geçirten, hayaller kurduran ve bir süre sonra gerçeklerle yüzleşince depresyona sokan?
Kitaplar bu kadar çok tutulunca, bu durum sinema dünyasının ister istemez dikkatini çekti. 2008 yılında serinin ilk kitabından uyarlanan film çekildi ve o da tıpkı kitap gibi dünya çapında inanılmaz ilgi gördü, gişe rekorları kırdı. Filmi çekenleri, eleştirmenleri ve sektördeki pek çok kişiyi hayretlere düşürdü. Şu an serinin ikinci filmi çekiliyor. Bir sonraki yazımda sizlere bu filmlerin hikayesini anlatacağım?
Sevgiyle kalın...
İrem GÜÇ