Evliliğin Başlıca Düşmanları

E
 Evliliği yürütmek zordur. Çiftlerin birbirleri ile uyumu ve anlayışlı tavırları evliliği daha keyifli hale getirir. Fakat evliliklerde anlayış ve uyum yerine tezatlık ve tartışma her zaman daha kolay tercih edilir. Bu yüzden evlilikler yıpranarak zaman içerisinde bitme noktasına gelir.
» 18 Mart 2011 Cuma 12:31

 Evliliğin başlıca düşmanları eleştiri, genelleme, aklını okumak, işi yokuşa sürmek, geçmişi hatırlatmak, hep haklı olmak, sorumluluk, mantıksal yaklaşım, sözünü kesmek, terapist yaklaşımı olarak sınıflandırılabilir.
Eleştiri genellikle, karşıdaki kişiyi olumsuz yönde yargılamak olarak yapılır. Sen hep böylesin, beni hep üzüyorsun. Başkasının eşini ibret almalısın gibi sözler kişiyi kırmaktan öte, sinirlendirerek karşı saldırıya geçirmektedir. Bu yüzden ben sana kırıldım, şuna üzüldüm gibi cümleler daha iyi olabilir.
Genelleme, eşi belirli bir kalıba sokarak, onu öyle olmak ile suçlamak. Sen hiç değişmiyorsun. Çok bencilsin. Biraz olsun çaba göstermiyorsun. Hiç değişmeyeceksin gibi cümleler eşin genelleme ile bir kalıba sokulması anlamına gelir. Halbuki iki tarafta aynı oranda değişmemektedir.
Aklını okumak, ilişkide genellikle büyük tartışmaların arkasından gelen içe çekilme eğilimi ile yaşanır. Çiftler tartışmaktan yorulmuş ve sessizce içine kapanmıştır. O sırada birbirleri için- ben bu bakışı biliyorum. Yine bana kızıyorsun. Ne yaptığını bilirim ben senin. Aklını okuyorum gibi düşüncelerle başlar.
İşi yokuşa sürmek, eşlerden birinin aniden kendi kararıyla ve ya doktor yardımıyla bir huyundan vazgeçip olumlu tavırlar içine girmesi ile başlar. Böyle bir durumda diğer eş eğer partnerine en sana bu kadar zamandır söyledim beni dinlemedin. Bak gördün mü ne kadar vakit kaybettik gibi olumsuz cümlelerine maruz kalırsa, durum tersine dönebilir.
Geçmişi hatırlatmak, bütün çiftler arasında sıkça yaşanan bir durumdur. Geçmişte yapılan hatalar karşılıklı olarak yüze vurulur ve asla unutturulmaz.
Hep haklı olmak durumu ise çiftlerin kendilerini hiçbir yanlıştan sorumlu tutmamalarından ve her daim karşı tarafı suçlamalarından oluşur. Hatalar iki taraflıdır ama birinin üzerine yıkılmaya çalışılır.
Sorumluluk, bütün işlerin birlikte ve ya belirli bir düzen içinde adil bölüşülmesi demektir. Yoksa bir kişi tüm yükün altında ezileceği için öfkeli ve yorgun olacaktır.
Mantıksal yaklaşım, kendini temize çıkarmada mantıksal yaklaşımı seçmek demektir ki, iş ilişkilerini evlilikle karıştırmak gibi bir aldatmaca barındırır.
Sözünü kesmek, çiftlerin birbirini dinlemeden sadece kendini korumak adına karşılıklı doğru iletişimi kuramamasıdır. Kimse kimseyi dinlemezse anlaşma mümkün değildir.
Terapist yaklaşımı, eşlerin bilgili olması onları doktor yapmaz. Bu yüzden konuşma esnasında bir eş gibi davranmak ve doğal olmak en iyisidir.

Okuyucu YorumlarıHenüz yorum yapılmamış.
Bu habere yorum ekleyin
Misafir
Lütfen bekleyiniz...

Benzer haberler

Çok Okunan Haberler