Ortalığı kasıp kavuran yazı, Deli kızın Türküsü.

O
İşte Volkan AKAY'ın kadınları ilgilendiren yazı serisi..Bir deli kız... Asi ruhlu... Sakin görünüşlü ama dizginlenmesi zor... Evcilleşmesi mümkün değil... İçten içe
» 22 Mayıs 2009 Cuma 15:16

İşte Volkan AKAY'ın kadınları ilgilendiren yazı serisi..



Bir deli kız... Asi ruhlu... Sakin görünüşlü ama dizginlenmesi zor... Evcilleşmesi mümkün değil... İçten içe bir filozof... Felsefesini anlatamamaktan mustarip... Sıradanlık onun için ölüm... Benzemek başka bir can çekişmek... Düşünmemek eziyet, düşündürülmemek isyan sebebi... Sözüne gem vurmak kavga demek... Sınırlandırılmak, gözyaşı... Anlaşılmamak, yalnızlık... Masum... Masum değilize inat masum... İnadına masum... Sol gözünün kenarına iliştirdiği parıltılı şey, ağlarken de gülerken de aynı... Işıltısından hiçbir şey kaybetmiyor... İddiam odur ki, o parıltılı şey, enerjisini gözünden alıyor... Fiziksel tarife hiç gerek yok... Zira 'tarif' kelimesi manasızlaşıyor, güzel bir kadını anlatırken... Hem güzel kadını anlatmakta nereden çıktı canım, seyretmek dururken... Zaten bir kez olsun güzelliğini önemsediğini hissetmedim... Ama ille de tarif derseniz; saçları bazen kızıl bir güneş gibi topuz, bazen omzundan aşağı nehir... Nehir bazen sakin bazen hırçın... Kimi zaman dalıyor... 'Hı hı'larla geçiştiriyor konuşulanları, kendine anlatılanları...
Dolaşıyor bir yerlerde kendi deyimiyle... Dolaştığını fark etmek çare değil, nerede voltaladığını, ne düşündüğünü, nerelere savrulduğunu tahmin edemeyince... Korkunca, üzülünce kaplumbağa, bazen tepe taklak yuvarlanan teke... Kafası bazen ellerinin arasında bazen bacaklarının... Saklanabilir mi acaba?.. Saklanmak mı istiyor?.. Niye?.. İnsanız canım ondan... Herkese yakın durmaya çalışmaktan çabuk kırılır olmuş narin ama aslan bir yürek... Evet, aslan yürekli... Yüreği aslan gibi... Cesur... Pençeli... Şahin bakışlı... Sorun, kafeslenmiş bir şahin gibi hissetmesi kendini... Zaten o zaman kaplumbağa oluyor... Şahin bakışlı, aslan yürekli kaplumbağa... Çok acı veriyor olsa gerek... Utangaç... Bazen elini, kolunu koyacak yer bulamayacak kadar utangaç... Alışık olduğu, içine doğduğu ortamlara bile yabancı bazen... Biraz fazla mı?.. Yoo? Güzel duruyor... Travmaları ağır; sinirliliği bu yüzden... Mükemmeliyetçi; tahammülsüzlüğünün nedeni bu... Çok dürüst; ağır travmalarının kökeni... Çözüm var mı?.. Yok... Bu travmalar geçer mi?.. Geçmez...
Bu derin derin dalmalar, serseri deniz martıları gibi uçup uçup gelmeler, yunus balıkları gibi batıp batıp çıkmalar, sıçrayıp sıçrayıp batmalar biter mi?.. Bitmez... O öyle güzel... Hayalleri, idealleri ve yaptıkları arasında çok fark olan, ayrıntıları önemseyen herkes gibi güçsüz... Öze kadar güçsüz, sönük, saman alevi gibi ama öz cayır cayır, her an patlamaya hazır, ateşi hiç sönmeyecek, akması hiç durmayacak, lavları hız kesmeyecek bir volkan gibi... Ama yine de güçsüzlüğünü yadırgıyorum... Yakıştıramadığımdan olsa gerek... Yüzü gözü öyle kuvvetli görünüyor ki... Dik dik bakan, konuşurken insanın gözünün içine akan biri nasıl olur da... Ama yok, haksızlık ediyorsun... Denize bakarken ağlayabilenlerden o... Tıpkı benim gibi... Denize bakarken ağlamak kolay şey mi sanırsınız!.. Ah kuzum, yazık ki çok yanılırsınız... Endişeli, hassas, insancıl, sevgi dolu... Aman canım hepimiz gibi işte... Üzgünüm, hepimiz gibi değil... Hayatın kendisi için zor olduğunu söyleyenlerden... Ama büyük bir farkla... Hayatın kendisi için neden zor olduğunu biliyor... Fakat savaşçı... Savaşarak yaşayacak... Kılıcını kaldıracak takati kalmasa da savaşacak... Aman, of? Gerildim mi biraz ne!.. En çok neyi merak ediyorum biliyor musunuz?.. Acaba bu deli kız bir türkü biliyor mudur?.. Bildiği türküler içinde en sevdiği hangisidir?.. O en sevdiği türküde kendinden bir şeyler var mıdır?.. Varsa bir gün bir dost meclisinde bana söyler mi?..

Yazı hakkında görüş ve önerileriniz için...

Yazar: Volkan AKAY
Tel: 0541 626 40 32

Okuyucu YorumlarıHenüz yorum yapılmamış.
Bu habere yorum ekleyin
Misafir
Lütfen bekleyiniz...

Benzer haberler

Çok Okunan Haberler